Haydar Dümen'e sorular ve cevapları. Haydar Dümen

The best of Haydar DÜMEN (7)

The best of Haydar DÜMEN (7)
Yaşına ne olmuş ki? Aslanlar gibi yaştasın. Erkekliğin doruğundasın. Bu yaşlarda torunlar falan da olduğundan kadınlara gözün takılırsa biraz sakıncalı olur.

Soru: Sayın Haydar Hocam. Öncelikle bizleri bilgilendirdiğiniz için size teşekkür ederim. Ben 60 yaşındayım ve cinsel ilişkiye çok düşkünüm. Bu yaşıma rağmen yolda yürüyen kadınlardan gözümü alamıyorum. Sizce bu yaşıma göre bu hareketlerim normal mi? Saygılarımla. Rumuz: Kosacı
Yanıt: Sevgili okurum, yaşına ne olmuş ki? Aslanlar gibi yaştasın. Erkekliğin doruklarındasın. Amma velakin işte doktorum ya aklımıza da bazı sorular takılı veriyor. Sayın okurum, tansiyonun nasıl? Ne iş yapıyorsun, emekli misin? Yani tuzun kuru mu? Çünkü bu yaşlarda torunlar falan da olduğundan yoldan geçen kadınlara gözün fazla takılırsa bu biraz sakıncalı olur. Yine böyle durumlarda bizim aklımıza damar sertliği gelir. Damar sertliğinin beyindeki ilk işareti de biraz aldırmazlık, fren tutmazlık demektir. Erkekliğine lafımız yok ama yoldan gelen geçenlere senin yaştakiler frensiz bakarlarsa, gençler de o kadınlara frensiz toslayabilirlerse kendilerini savunurken "Koskoca adamlara bakın ve bir de bize bakın derlerse" hak kazanırlar. Bu yaşlarda örnek insan olmak zorundayız. Cinselliğinden kaygılanıyorsun benden sana rapor, 75-80 yaşında da cinselliğin olacak ama sevgili okurum aman frenleri çok gevşetmeşeceksin. Bir gün patinaj yapar kayarsan, hasar ağır olabilir.

Soru: Nişanlımın cinsel organı çok büyük, ne yapayım?
Yanıt: Şanslısın piknik yapacağın alanı görmüşsün

Soru: Sayın Haydar hocam. 23 yaşında, nişanlı bir kızım. Bir ay sonra düğünüm var. Arkadaşlarım korkulacak bir şeyin olmadığını söyledi. Geçtiğimiz gün nişanlımla ön sevişme yaşadık. Nişanlım cinsel ilişkiye girmemizi istedi. Ben de onu çok sevdiğim için "Hayır" demedim. Daha sonra soyunduk. Ama gördüğüm manzara karşısında şaşırdım kaldım, çünkü çok büyük. Biz konuyu gerdek gecesine bırakmaya karar verdik. Hocam, şimdi ben gerdek gecesi ne yapmalıyım? Şimdiden teşekkür ederim.
Rumuz: Bozcaada'dan B.K.
Yanıt: Değerli okurum, hayat sürprizlerle doludur. Bir pencereden bakarsan, çiçek bahçesi görmeyi umduğun yerde sivri sivri kayalar görürsün. Oysa sen, o çiçek bahçesinde piknik yapmayı, eğlenmeyi, gülmeyi düşlemiş olabilirsin. Ama sivri upuzun kayalar senin hareketlerini kısıtlar. Orada yaşamak zorundaysan çok dikkatli olmalısın. Ayağın kayar, üzerine düşersen canın acır. O kayaların arkasına saklanan nişanlın da seni o kayalarını tepesine hemen çıkmaya zorlarsa, bu defa dokularda yaralar açılır.
Sen kayadan öyle bir korkarsın ki hayatın boyunca yanlarına bile yaklaşmak istemeyebilirsin. Ama yine sen şanslısın. Piknik yapacağın alanı görmüş, neyin, ne olduğunu öğrenmişsin. Bu durum sürpriz de olabilirdi. Hani bazı yerlerde üzeri örtülü heykelleri açarlar. Örtüyü çekince devasa heykel karşına çıkıverir ya, onun gibi ilk gece birdenbire örtüler kalkıp da eşinin "Bak bak" diye kıpırdanışları sende şok yaratabilir.
Artık şans ne getirdiyse, vajinismus mu, cinsel soğukluk mu? Kabak gelir yine bizim başımıza patlar. Ben yukarıda mektubunu sansürledim. O sivri kayanın boyutunu yazmadım. Bana göre çok düşünmelisin. Çünkü kayanın boyutu, mermer kesen makinelerle traşlanır gibi kesilip düzenlenemiyor. Ama o kayanın bulunduğu çevre, gökyüzü, kayanın oturduğu toprağın kalitesi her şey iyiyse bir de bu taraftan değerlendirmelisin.
Ama uzun bir evlilik sürecindeki bunu at üzerinde bir seyahat gibi düşün, işte böyle bir yolculukta eşin dizginleri iyi kullanmayı bilirse sorun ortadan kalkar gibi geliyor bana. Yine de sen bilirsin.

Soru: Sanal seks nasıl yapılıyor?
Yanıt: Ben otomobil tamircisi değilim

Soru: 17 yaşında genç bir kızım. 3 yıldır flört ediyorum. Önce çok iyi anlaşıyorduk ama şu birkaç aydır onun bazı istekleri yüzünden aramız çok kötü. Benimle telefonda sanal seks yapmak istiyor ama ben istemiyorum. Telefonda isteyen bir kişi bulunca da seks yapmak ister diye düşünüyorum. Bu arada bana sanal seks hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Yanıt: Sevgili okurum, ben nöroloji ve psikiyatri uzmanıyım. 40 yıldır da Yunus Emre'nin sırtında dergâha odun taşıması gibi cinselliğin bilim dünyasına çalı çırpı taşıyorum. Araştırmalar yapıyorum.
Sağ olun sizler de beni layık gördüğünüz bir koltuğa oturttunuz. Yavrum ben otomobil tamirinden anlamam. Bozulmuş bir elektrik ütüsünü bile tamir edemem. Hele hele iyi bir pirinç pilavını pişirmeyi de bilmem. Yani bunlar nasıl benim bilgim dışında ise sanal seks de öyle. Oysa senin karşında profesör bir hoca var. Yani flört yaşadığın delikanlı. Yavrum o hocandan öğrensen de en azından sen de doçentlik düzeyine gelsen.

Soru: Kızlık zarım esnek mi?
Yanıt: Canlı bomba gibi patlamaz

Soru: 18 yaşında bir genç kızım. Erkek arkadaşımla birkaç kez ilişkiye girdik. Ama kızlık zarım patlamadı. Esnek olabilir mi? Ne yapmamız gerekiyor? Rumuz: Yaralı
Yanıt: Değerli okurum, kızlık zarı tabii ki Irak'taki canlı bombalar gibi patlamaz. Hem bu laf sizleri o kadar çok ürkütüyor ki neredeyse ruhunuzda korku patlamaları bütün benliğinizi sarıyor, her bir hücrenize siniyor. Bir de şimdi esneme sözcüğü çıktı karşımıza. Esnemez yavrum. Yani bizim gibi soluk alıp "Yorgunum ben, uykum var" demez. Kanamadığına göre esnedi.
Yani esnek bir zara sahipsin. O esneyedursun, rehavetini ve keyfini kaçırma. Bu senin onu kullanma amacına bağlı.

Soru: İlişkiyi düşündükçe midem bulanıyor
Yanıt: 18'inde evlilik, ruha ve bedenine ihanettir

Soru: İyi günler Haydar bey. Ben 18 yaşında bir genç kızım. Bir erkekle ilişkiye girmekten çok korkuyorum. İlişkiye girdiğimi düşündükçe midem bulanıyor. Nişanlımla aramazda 12 yaş var. Onunla seks yaptığımızı hayal ettikçe nişanı bozmak istiyorum. Sizce bu korkuyu ve mide bulantısını nasıl yenebilirim? Rumuz: Ayşegül
Yanıt: Sevgili okurum, nişanlınla aradaki yaş farkı ideal. İleride o genç kalacak, sen kadın olduğundan biraz yıpranacaksın. Ancak 18 yaşında evliliği düşünürsen cinsellikten yana değil, ruhuna da, bedenine de ihanet etmiş olursun. Cinsel yaşamsız evlilik olamayacağına göre ve sen iğreniyorsan yani ruhun buna isyan ediyor. Tıpkı bir yemeği midenin istememesi gibi. Zorla yersen tabii ki kusarsın. Eğer üstesinden gelebilirsen 22 yaşından önce evlenme. Bir meslek sahibi olursan iyi olur. 90'lı yaşları yaşama şansınız çok yüksek. Hayat böyle geçmez. Bir de çocukluğunu ve gençliğini yaşamayan kızlar en büyük aşklarda bile daha sonraları kocalarından nefret ediyorlar. Sana bir kitap dolusu bilgi verdim. Yani bir kitabın öz-suyu bunlar. Her bir damlası 50 sayfaya bedel. Dersine iyi çalış ki hayat okulunda ikide bir sınıfta kalıp belge alma.

Soru: Mastürbasyon yapmak kızlık zarını bozar mı?
Yanıt: Sadece bu amaçla gazete yayımlansa tüm sayfaları dolar

Soru: Ben 23 yaşında bir genç kızım. Nişanlıyım ve birkaç hafta içinde evleneceğim. Öğrenmek istediğim konu şu: Mastürbasyon yapmak kızlık zarına bir zarar verir mi? Ayrıca adet döneminde yapılması da aynı şekilde bir tehlike oluşturur mu? Sizden acil cevap bekliyorum. Çok teşekkürler.
Yanıt: Değerli okurum, bu kızlık zarına neredeyse tüm kızlar aklını takmış durumda. Kızlar aklını takar da erkekler durur mu? Onlar da aynı biçimde bir kızlık yarışı kavramı kargaşasında koşuyor. Yüzlerce soru, yüzlerce mektup. Kanar mı, kanamaz mı? Kanadı ama sonra evlendiğim zaman kanar mı? Nasıl diktireceğim? Ne yapacağım? Sadece bu amaçla bir köşe açılsa bir gazete yayımlansa sanırım tüm sayfaları dolar taşar. Bu dramın altındaki gülmeceye bir sayfa açarak size bu fıkranın altındaki ciddi bir mesajı vermek istiyorum. Hikâye şöyle: Ayşe biraz havalı çapkın bir kız. Evlenecek ama kendine güveni yok. Mahallenin bu konuda bilge kadını Fatma bacıyı bulmuş. "Fatma abla, ben evleneceğim ama biliyorsunuz ki bu erkeklerin bir takıntısı var: Kan. O da bende yok. O zar gideli yıllar oldu. Bu kısmetimi de kaçırmak istemiyorum. Bana bir akıl" demiş. Fatma bacı gülümsemiş ve "Kızım ondan kolayı ne var? Bir miktar kırmızı mürekkep alır o gece yatağın kenarına koyarsın. Ben çok utangaçım diyerek ışığı da söndürtürsün. Hazırladığın kırmızı mürekkepe parmağını sokar. Birleşme olur olmaz canım yandım diye fırlar kendini geri çeker, mürekkeple parmağını orana sürersin. Erkek ışığı yaktığında orada kırmızılığı görünce yaygarayı basarsın ay utanıyorum dersin. O da o telaşla ışığı söndürür. Çünkü erkekler biraz aptal olur. Olay da böylece biter. Ayşe zaten tecrübeli. Bu olay çok kolayına gelmiş. Kırmızı mürekkepi daha önceden alıp dolaba koymuş. Ayşe'nin ilkokula giden bir kardeşi varmış. Öğretmen ona sorular kırmızı mürekkeple, cevaplar yeşil mürekkeple yazılacak demiş. Kardeşi orayı burayı karıştırırken kırmızı mürekkepi bulmuş. Anlaşılmasın diye yeşil mürekkebi oraya koymuş. Her şey Fatma bacının dediği gibi olmuş. Adam ışığı yakınca ortalık yemyeşil. Kız "Eyvah tam bittim, mahvoldum" derken, erkek şöyle kabarmış, yumruğunu göğsüne Tarzanvari vurmuş. "Erkek dediğin böyle olur. Biz bu işi yaptık mı taa safrakesesini bile patlatırız" demiş. Değerli okurlarım, ülkemizin gençlerinin bu korkularla şu fıkradaki gibi komik duruma düşürenler utansınlar. Hem eğitmeyeceksin, öğretmeyeceksin. Hem de onları ateşin içine atacaksın. Bu olmaz.

Dr. Haydar Dümen'in 15 aydır Posta gazetesinde yayımlanan köşesinden derlenmiştir
- BİTTİ -

Yorum Yaz